Nedir.Org *
Sponsorlu Bağlantılar
Emre98

Şubat Neden 28 Gün Çeker Nedir

Sponsorlu Bağlantılar

Resim Ekle Dosya Ekle Video Ekle Soru Sor Bilgi Ekle
İnsanoğlu tarih boyunca zamana ve zaman ölçümlerine ihtiyaç duymuştur. En eski medeniyetler dediğimiz topluluklardan bugün modern toplumumuza kadar insanlar birtakım ihtiyaçları neticesinde yaşadıkları olayları ve günlük uğraşılarını bir düzen neticesinde kaydetmek istemiştir ve çeşitli takvimler oluşturmuşlardır. Bugüne kadar gelinen nokta ise kullandığımız Miladi Takvim olarak son halini almıştır. Miladi takvim başlangıç olarak Hz.İsa’nın doğum tarihini kabul eder. Bir yıl yaklaşık olarak 365 gün 5 saat 49 dakika olarak kabul edilir. Bu zaman dilimi kabaca Dünya’nın bir referans noktasından başlayarak Güneş’in etrafında 360 derece dönerek aynı noktaya gelmesi arasında geçen süredir. (Güneş Yılı) Miladi takvim de 12 ay bulunup bu ayların 7 tanesi 31 , 4 tanesi 30 çeker ve Şubat ayı da normal yıllarda 28, artık yıllarda yani her dört yılda bir 29 çeker.

Peki neden diğer aylar 30 veya 31 günken Şubat 28 gündür? Bu sorunun cevabı aslında astronomik olaylardan ziyade tarihin içinde yatıyor. Şöyle ki Roma İmparatorluğunun 2.kralı olan İmparator Numa (Numa Pompilius) döneminde İmparator bir takvim hazırlatmış. Bu takvime göre 1 yıl 355 gün sürüyordu. Bu takvim hazırlanana kadar önceki takvimlerde 10 ay bulunuyordu ve İmparator Numa bu sayıyı 12’ye çıkardı. Tarihçilerin dediğine göre İmparator Numa tek sayıları uğurlu görüyordu ve 12 ayın hepsinin de tek sayı çeken günlerden oluşmasını istiyordu. Ama en fazla 11 ay tek sayı çekebilen aylara bölünebiliyordu(29 veya 31). Böylece 7 ay 29 gün, 4 ay 31 gün çekecekti ve Şubat ayına da 28 gün kalıyordu.Yani İmparator Numa tek sayı takıntısı nedeniyle Şubat ayı 28 gün çekecekti.

Bugün kullandığımız Miladi Takvim’in atası olarak kabul edilen Julyen Takvimi ise M.Ö 46 tarihinde Jules Sezar’ın emriyle İskenderiyeli bir astronom olan Sosigenes’in bilgisinden de yararlanılarak hazırlatıldı. Bu takvimde bir yıl 365 gün 6 saat olarak hesaplanıp(365.25 gün) fazlalık (artık) olmayan yıllarda 6 ay 31 gün , 5 ay 30 gün çekecekti ve son ay olan Şubat 29 çekecekti. Artık yıllarda ise Şubat ayı 30 gün çekecekti. Yani Şubat ayı yine diğer aylara göre eksik kalacaktı. Jules Sezar öldükten sonra halk O’nun şerefine olsa gerek 'Quintilis' yani 5.ay olan bugün 7.aya denk gelen Temmuz (July) ayına Jul Sezar'ın ismini verir. -Ayların numarasının kaymasının nedeni ise eski zamanlarda hazırlanan takvimlerde Ocak ve Şubat ayları yoktu ve bir yıl 10 ay sürüyordu. Bu iki ay sonradan hazırlanan takvimlerde ilk olarak yılın en sonuna eklenmiş olup bugünkü takvimde ilk iki ay olarak kabul edilince ayların sıraları değişti ve isimleri aynı kaldı. Beşinci,altıncı ay şeklinde (Quintilis,Sextilix) Latince olan ayların isimleri aynı kaldı ama sıraları değişti. December(Aralık) Latincede 10.ay anlamına gelirken bugün 12.ay olması gibi.-

Ondan sonra gelen İmparator Augustus da varisi ve aynı zamanda büyük amcası olan Jul Sezar’a ithafen halkın O’nun ismini o zamanlar 5.ay olan Quintilis (July/Temmuz) ayına vermesi üzerine İmparator Augustus da Jul Sezar’dan altta kalmamak adına tahta çıktığı ay olan ’Sextilis’(August) ayına yani bugün 8.ay olan Ağustos ayına kendi ismini verir ve ayın ismi August olarak değişir. Ama bir şey daha vardı. O da Temmuz ayının 31 gün olması ve kendi adını verdiği Ağustos ayının ise 30 gün olmasıydı. Bu da O'na göre bir altta kalma durumu teşkil ediyor olsa gerek Ağustos ayını 31 gün yapmak için Şubat ayından 1 gün eksiltip Ağustos ayına o 1 günü ekleyerek Şubat ayı artık 28 kalmış. Bugün de hala Ağustos ayı 31 gün, Şubat ayı ise 28 gündür.

Demek oluyor ki Şubat ayının 28 çekmesinin altında birtakım tarihi sebepler yatıyor. İmparator Numa’nın tek sayılara olan batıl inancından dolayı Şubat ayının gün sayısını eksiltmesi ve İmparator Augustus’un İmparator Sezar'dan aşağı kalır bir yanı olmadığını göstermek amacıyla Şubat ayından 1 gün eksiltip kendi ismini verdiği Ağustos ayına o 1 günü eklemesi olayları bugüne kadar gelerek hazırlayıp kullandığımız takvim olan Miladi Takvimde de etkisini yitirmemiş ve Şubat ayı 28 gün olarak kabul edilmiştir.

KAYNAKLAR:
http://www.wiki-zero.com/index.php?q=aHR0cHM6Ly90ci53aWtpcGVkaWEub3JnL3dpa2kvJUM0JUIwbXBhcmF0b3JfQXVndXN0dXM
http://bilimgenc.tubitak.gov.tr/makale/gregoryen-takviminin-gelisimi
http://www.wiki-zero.com/index.php?q=aHR0cHM6Ly90ci53aWtpcGVkaWEub3JnL3dpa2kvJUM1JTlFdWJhdA
http://www.radikal.com.tr/yazarlar/ayse-hur/romulus-julyen-gregoryan-hicri-rumi-1264604/
http://www.wiki-zero.com/index.php?q=aHR0cHM6Ly90ci53aWtpcGVkaWEub3JnL3dpa2kvJUM1JTlFdWJhdA

Şubat Neden 28 Gün Çeker Resimleri

  • 4
    Şubat Ayı Neden 28 Gün Çeker 5 ay önce

    Şubat Ayı Neden 28 Gün Çeker

Şubat Neden 28 Gün Çeker Sunumları

Şubat Neden 28 Gün Çeker Videoları

  • 3
    5 ay önce

    Şubat Ayı Neden 28 Çeker?

  • 2
    5 ay önce

    Şubat Neden 28 Çeker ?

Şubat Neden 28 Gün Çeker Soru & Cevap

Bu yazı hakkında ilk soru soran sen ol..

Şubat Neden 28 Gün Çeker Ek Bilgileri

  • -1
    5 ay önce

    30 gün bulunur Eylül’de;
    Nisan’da, Haziran ‘da ve Kasım’da;
    31 gün, geri kalanların tümünde;
    Kısa çöpü çeken Şubat haricinde;
    Soğuk olması ve kimsenin sevmemesi sebebiyle.


    İşte bu husus. Bazılarına göre, Şubat ayında bir zamanlar 29 gün bulunuyordu ve Augustus Sezar 1 günü çalarak böylece kendi adı olan Ağustos ayına ekledi (eğer sizin isminizi taşıyan bir ay varsa neden faydalanmayasınız?). Fakat bu bir efsane. Daha doğrusu Şubat ayı 28 çeker, çünkü bu ay, Romalıların akıllarına sonradan gelen bir düşünceydi. Milattan önce 8. yüzyılda, yılın Mart ayında başlayıp (ilkbahar ekinoksuyla birlikte) Aralık ayında biten 10 aylık bir takvim olan, Romulus Takvimi’ni kullanıyorlardı. Ocak ve Şubat ayları yoktu bile:
    Mart: 31 gün
    Nisan: 30 gün
    Mayıs: 31 gün
    Haziran:30 gün
    Temmuz: 31 gün
    Ağustos: 30 gün
    Eylül: 30 gün
    Ekim: 31 gün
    Kasım: 30 gün
    Aralık: 30 gün
    Bu rakamları birbirine eklediğinizde, bir sorun olduğunu göreceksiniz. 1 yıl, sadece 304 gün sürüyor. O zamanlar kış mevsiminin bir ismi yoktu, kimsenin pek fazla önemsemediği aysız bir zaman aralığıydı sadece (Üreticiler ve hasatçılar, takvimi zaman çizelgesi olarak kullandılar. Onlara göre, kış mevsimi işe yaramaz ve mevsimden saymaya değmezdi). Böylece yılın 61 günü dışarıda kalıyordu. Romalılar “hangi aydayız?” diye sorduğunda siz de doğru cevap olarak “hiçbiri!” diyebilirdiniz.
    Kral Numa Pompilius, bunun ne kadar aptalca olduğunu düşündü. Mademki yılın 6 ayı içinden 1 ayı önemsemeyeceksiniz, o halde takvime ne gerek var? Böylece milattan önce 713 tarihinde, yaklaşık 355 günü içine alan, nihayet Ocak ve Şubat aylarını da kapsayan bir takvimi 1 yılda 12 ay dönümü olacak şekilde sıraya dizdi. Aylar, yılın en sonunda Şubat olmak üzere, takvimin sonuna eklendiler.
    Fakat hiçbir Roma takvimi, bazı eski moda batıl inançlar olmadan tam olmazdı! Romalılar, rakamların uğursuzluğuna bile inanırlardı; bu yüzden Numa, her bir ayı tek sayı yapmaya çalıştı. Ama 355 kontenjanına ulaşmak için aylardan birisinin, çift sayı olması gerekirdi. Bu durumda piyango Şubat ayına vurdu. Bunun nedeni büyük olasılıkla listedeki en son ay olmasıydı (ya da Cecil Adams’ın dediği gibi, “madem uğursuz bir ay olmak zorunda, o zaman kısa olanının olması daha iyi”). Numa’nın takvimi, şu şekilde son halini aldı:

    Mart: 31 gün
    Nisan: 29 gün
    Mayıs: 31 gün
    Haziran: 29 gün
    Temmuz: 31 gün
    Ağustos: 29 gün
    Eylül: 29 gün
    Ekim:31 gün
    Kasım: 29 gün
    Aralık: 29 gün
    Ocak: 29 gün
    Şubat: 28 gün
    Elbette, 355 günlük bir takvimde bazı hatalar vardı. Birkaç yıl geçip gittikten sonra, mevsimler ile ayların uyumsuzluğu başlayacaktı. Böylece bu doğrultuda Romalılar, bazen araya Mercedonius adında 27 günlük bir sıçrama ayı eklerlerdi. Romalılar, Şubat’ın son iki gününü siler ve sıçrama ayını 24 Şubat’ta başlatırlardı (daha doğrusu, kimsenin bu ayla ilgilendiği yoktu).
    Bu durum, her zaman sıkıntı doğurdu. Sıçrama ayı oldukça istikrarsızdı, çünkü bu ayın ne zaman geleceğini Roma’nın başrahipleri belirlerdi. Sadece Mercedonius ayını rastgele eklemekle kalmazlar, aynı zamanda bu rahipler (politikacılar olarak), arkadaşlarının süresini uzatmak ve hasımlarının süresini azaltmak suretiyle yetkilerini de kötüye kullandılar. Jül Sezar’ın zamanına kadar Romalıların, bunun hangi gün olduğuna dair hiçbir fikirleri yoktu.
    Böylelikle Sezar, sıçrama ayını ortadan kaldırarak, takvimi yeniden düzenledi (Roma’ya geri dönecek olursak, M.Ö. 46 yılının 445 gün sürmesi gerekiyordu!). Sezar, takvimi güneşe göre düzenleyerek birkaç gün ekledi ve böylece hepsini toplayınca 365 gün oldu. Günümüze kadar takvimin başlarında yer alan Şubat, 28 gün olarak devam etti. Bunların yalnızca Sezar sayesinde olduğunu hayal edebiliriz, ondan önce ve sonrasında yaşamış olanların da bir an önce Mart’ın gelmesini dilediği gibi.
    Şubat neden 28 gün sürer?
    Bu neredeyse herkesin aklına gelen ama doyurucu bir cevap alamadığı bir soru olmuştur..
    Tabii coğrafya öğretmeni olarak sıkça maruz kaldığımız sorulardan birisi bu..
    Genelde bu sorulara ben de dahil olmak üzere coğrafyacılar şöyle cevap verir:
    "Dünyanın yörüngesi elips olduğu için yıl içerisinde dünya güneşe bazen yaklaşırken (en yakın 3 ocak) bazen de uzaklaşır (en uzak 4 temmuz) bu yaklaşma ya da uzaklaşmalar sırasında dünya ile güneş arasındaki çekim kuvveti değişir ve dünya güneşe yakınken (yani şubat periyodunda) daha hızlı hareket ederken uzaklaştığı dönemde (ağustos periyodunda) yavaşlar..
    Böyle olunca normalde 30 günde geçmesi gereken şubat ayını hızlı geçtiği için 28 günde, yavaş geçen ağustos, temmuz dönemini ise 30 yerine 31 er günde tamamlamaktadır..
    Yani bunu sebebi yörüngenin elips olması ve dünyanın yörünge hızının buna bağlı olarak değişmesidir.."
    Bu cevabın doğru olduğu yerler kadar doğru olmadığı yerler de var malesef..
    Ay süreleri eger dünyanın yörünge hızına bağlı olsaydı ard arda 30, 31, 30, 31 diye ay süreleri oluşmazdı zaten..
    Çünkü yörünge hızı düzünli olarak artar ya da azalır..
    Ama ay sürelerindeki artış ya da azalışlar düzenli değil ki..

    Mesela;
    Aralık Ocak'ta dünya çok yavaşlıyor ve bu aylar 31 er gün sürüyor.
    Sonra dünya bi anda gaza basıyor ve şubat ayı sadece 28 gün sürüyor.
    Peki sonra ne oluyor?
    Martta yine dünya bi anda yavaşlıyor ve 31 gün sonra hızlanıyor 30 gün vs...
    Size mantıklı geldi mi bu?

    Eger gelmediyse bir de bunu okuyun; 

    Aslında olay, Sezar döneminde geçiyor. Julius Sezar, takvimdeki karışıklıkları çözmesi için Mısırlı astronomi bilgini Sosigenes'e emir veriyor. O zamanlarda 1 yılın 365 gün 6 saat sürdüğü biliniyor.

        Sosigenes de çözüyor:

        HER YIL 365 GÜN ÇEKECEK.

        HER YILDAN 6 SAAT ARTACAK.

        ARTAN SAATLER 4 YILDA BIR TAKVIME EKLENECEK VE

        O YIL 365 + 24 SAAT = 366 GÜN OLACAK.

        366 gün 12 esit parçaya bölünmediği için 6 ay 30 gün, diger 6 ay 31 gün çekecek. Peki 365 gün çeken yillarda aylara göre dagilim nasil olacak?

        Yüce Sezar emir veriyor: O zamanlar yılbaşı, Mart ayında. Ve Sezar da yılbaşının olduğu aya çok sevdiği eşinin adını veriyor(March). Ve İlk ay 31 gün çeksin, daha sonrakiler de bir 30, bir 31 şeklinde gitsin istiyor. Yılın son ayı olan Şubat, (September=7, October=8, November=9, December=10 da buradan geliyor) böylece 4 yılda bir 30 gün, diger yıllarda 29 gün olmuş. Yüce Sezar, bununla da yetinmeyip aylardan birine(en sevdiği aya-Temmuz) kendi ismini vermis: JULIUS, yani JULY.

        Sonradan imparator olan Augustus, Sezar'dan asagi kalmamış ve o da en sevdiği aya(Ağustos) kendi ismini vermis: AUGUSTUS, yani AUGUST. Ancak Julius Sezar’in ayı 31 günken Augustus'un ayı 30 gün olur mu ? O da emir vermiş: YILIN SON AYINDAN 1 GÜN DAHA ALIN, BENIM AYIMI DA 31 GÜN YAPIN. Zavalli Şubat’tan 1 gün daha Alinmis ve Ağustos’a eklenmis. O gün bu gündür Subat ayı, 4 yilda bir 29 gün, diger yillarda 28 gün, Sezar’in ayı Temmuz ve Augustus'un ayı Ağustos da peşpeşe 31 gün çeker oluvermiş.

    Takvim tarih boyunca birçok aşamadan geçerek bugünkü haline ulaşmıştır. Günümüzde kullanılan takvim ise Roma imparatoru Julius Caesar’ın dönemin astronom bilgini Sosigenes’e düzenlettiği takvimden kaynaklanır. Takvime imparatorun adından yola çıkılarak Jülyen takvim adı verilmiştir. Bugün bildiğimiz veriler bu takvimde de aynen geçerlidir, her yıl 365 gündür ve 1 yıldan 6 saat artar. Bu rakam 4 yılda bir 366 güne ulaşır ve Şubat ayına 1 gün eklenir. Bir yılda 12 ay olduğu düşünülürse 366 günün 12 aya eşit olarak dağıtılması mümkün değildir. Bu nedenle de bazı aylar 31, bazı aylar da 30 gündür. Yine bu takvime göre yılbaşı, şu an kullanılan takvimden farklıdır. Jülyen takviminde yılbaşı mart ayına denk gelir ve şubat ayı da bir yılın son ayıdır.
    Jülyen takviminde imparatorlar bazı aylara kendi isimlerini vermişlerdir. Julius Caesar kendi adını ingilizce karşılığı July olan temmuz ayına vermiştir. Daha sonraki dönemlerde imparatorluk yapan Augustus ise ağustos ayına kendi adını verir. Ancak bir problem vardır. Ceasar’ın ad verdiği temmuz ayı 31 gündür ve Augustus kendi ayının 30 gün olmasını istemez. Bu nedenle de ağustos ayının 31 gün olmasını emreder. Bundan sonra da günümüzde olduğu gibi hem temmuz hem ağustos ayı 31 gün olacak şekilde takvim düzenlenir. Ağustosa sonradan eklenen 1 gün, yılın son ayı olan şunat ayından eksiltilir. Bu nedenle de şunat ayı 4 yılda bir 29 gün, diğer yıllar da 28 gün sürer.
    Mısırlı astronom Sosigenes, Roma İmparatoru Jül Sezar’ın isteğiyle takvim yapar ve adına da “Julyen” takvimi denir. 
    Sosigenes’in takvimine göre her yıl 365 gün çeker, her yıldan altı saat artan saatler dört yılda bir takvime eklenir ve o yıl 366 gün olur. 
    365 gün 12’ye tam olarak bölünemediği için bazı aylar 30 bazıları ise 31 çeker. 
    Ve o takvime göre yılbaşı mart ayındadır. Bu durumda Şubat yılın en son ayıdır. 
    “July” olarak bilinen temmuz ayı, Jül Sezar’ın adını taşır ve 31 gün sürer.

    Augustus'un emri


    Sezar’dan sonraki bir başka Roma İmparatoru Augustus da “July”‘nin arkasından gelen aya kendi adını (ağustos) verir. 
    Augustus kendi adının verildiği ayın 30 gün olmasını kabul edemez ve onun da 31 gün sürmesini emreder. 
    Bunun üzerine astronomlar, yılın son ayı olan şubattan bir günü alıp, ağustos ayına ekler. 
    Böylece 30-29 gün döngüsü yaşayan şubat ayı 29-28 gün olarak kalır (4 yılda bir 29 çeker), temmuz ve ağustos ayları ise peşpeşe 31 gün çeker.


Sende Bilgi Ekle

Bu yazının geliştirilmesine yardımcı ol.

Kapak Resmi
Şubat Ayı Neden 28 Gün Çeker
Sponsorlu Bağlantılar
Yazı İşlemleri
Sen de Ekle

Sende, bu sayfaya

içerik ekleyerek

katkıda bulunabilirsin.

(Resim, sunum, video, soru, yorum ekle..)

Bir şey Unutmadın mı ?

Bizi sonra tekrar bulmak için sitemizi aşağıdan beğenmelisin